Karanlık Dünya
Diane hala kendisine bir Pentax fotoğraf makinesi alabilmenin hayalini kuruyordu. Hiro makinenin toptan satış fiyatı olan 1000 dolara Diane için bir tane edinebileceğini söylemişti ama Diane'in 1000 doları yoktu. Aklına Wesbeth'te, ustasından fotoğraf dersleri kursu açıp öğrenci başına 50 dolar istemek geldi; eğer 20 öğrenci toplayabilirse kamerayı alabilirdi. O sıralar Hiro'nun asistanı olan Neil Selkirk adlı genç İngiliz'e bu fikir hakkında ne düşündüğünü sordu. Neil Selkirk gözünü kırpmadan yazılacağını söyledi. Avedon'un asistanlarından biri de öyle. Bu Diane'e başlaması için gerekli itici gücü verdi ve Times'a verdiği ilana 28 kişi başvurdu. Aslında sınıfı küçük tutmak istiyordu, ayrıca kimilerinin işleri ona pek de ilgi çekici gelmemişti, fakat hiç kimseyi geri çevirerek kalplerini kırmak istemiyordu.
(...)
Sınıf belirlenip boş bir Wesbeth dairesinde buluşmak üzere sözleşildikten sonra Diane birden dehşete düştü. İnsanlara ne öğretebilirdi ki? Onlara ne anlatacaktı? Kendinden şüphelenmekten bir an bile vazgeçmeksizin aynı soruyu tekrarlayıp duruyordu: "Benden ne öğrenebilirler ki?" Son dakikada Marvin Israel'den gelip derste oturmasını istedi, ayrıca çok beğendiği bir mankeni ve sevdiği bir film yönetmeni olan Susan Brockman'ı da çağırdı. Birdenbire arkadaşlarının da sınıfta olmalarını istemişti - onların varlığı Diane'i biraz olsun teskin edecekti. Ama dersler başladıktan sonra korkularını unutuvermişti. Başlangıçta sınıfa çok sayıda öğrenci kabul ettiği için bozulanlar olmuştu. "Sınıf çok kalabalıktı," diye hatırlıyor öğrencilerden biri olan Mary Ellen Andrews. "Bizimle teker teker ilgilenemeyeceğini düşünmüştük." (Hatta Deborah Turbeville parasını geri istemiş ama Diane vermemişti.) Neyse ki bu hoşnutsuzluk kısa bir sürede dağıldı. Daha ilk derste Diane, "Hiç kimse fotoğraflarınızı sizin sevdiğiniz gibi sevmeyecek," demişti. Susan Brockman "Bunu duymak harikaydı benim için," diyor. "Kendi işinizle ilgili ne hissetmenizi istediğini söylüyordu. Kafama resmen çivi gibi çakıldı; açılmamı sağladı." Anne Tucker ise, "Ders yalnızca fotoğraf üzerine değildi. İnsanlarla ilgiliydi, onları anlamak ve size gerçekten açılmalarını sağlamak üzerine," diyordu.
(...)
Dersler sırasında Diane bağdaş kurup yere oturur ve herkese kuruyemiş ve meyve dağıtır dururdu. "Dikkatsiz olmayı öğrenmeniz lazım," derdi durmadan. Bir portre çekmenin birisini baştan çıkarmak gibi olduğundan bahsederdi. Bir fotoğrafa ulaşabilmek için elinden geleni ardına koymadığını söylerdi, "aptal ayağına yatmaktan" tutun yerlere bir şeyler düşürmeye kadar, öznenin dikkatini dağıtıp kendini daha az tehdit altında hissetmesi için gerekli her şey. "Çoğu insan fotoğrafının çekilmesinden hoşlanır," derdi. "İlgi görmek hoşlarına gider."
Birisi "Sizce resimleriniz acımasız mı?" diye sormuş, Diane de "Hayır, o insanlar fotoğraflarının çekilmesini istiyorlardı - fotoğraflarının çekilmesine razı gelmişlerdi," diye cevap vermişti. Fotoğraflanmak istemeyen kimsenin fotoğrafını çekmeyeceğini de eklemiş ve birisinden onu incitmeden ya da utandırmadan poz vermesini isteyemediği bazı durumlarda fotoğraftan vazgeçtiğini söylemişti. Bir gece metro treninde bir adama rastlamıştı. Adamın yüzü baştan aşağı siğillerle kaplıydı ve Diane onun fotoğrafını çekmek istemişti fakat adamın halihazırda duyduğu utancı arttırmak istememişti.
Patricia Bosworth, Diane Arbus : Ötekilerin Fotoğrafçısı S. 446, 447, 449, 450
Türkçesi: Bilge Barhana
Everest Yayınları, 1. Basım: Eylül 2018
Türkçesi: Bilge Barhana
Everest Yayınları, 1. Basım: Eylül 2018
Patricia Bosworth, Diane Arbus: A Biography
© 2005, 1984, Patricia Bosworth
© 2005, 1984, Patricia Bosworth


Yorumlar
Yorum Gönder