Murat Gülsoy - Ve Ateş Bizi Tüketiyor
Murat Gülsoy - Ve Ateş Bizi Tüketiyor
(...) Sıramı beklerken yaşlı adamın kimliğini cebimden çıkarıp fotoğrafı incelemeye koyuldum. Acaba şimdi neye benziyordu? Nasıl değişmişti?? Saçları dökülmüş olmalıydı, fotoğrafta otuzlu yaşlarında görünmesine rağmen şakakları açılmıştı. Büyük bir dikkatle bakmıştı objektifin karanlık kuyusuna. Geleceği görme arzusuyla... Belki de ben böyle duygular atfediyordum. Sonuçta hepimiz öyle ya da böyle o karanlık kuyuya gözümüzü dikeriz fotoğraf çektirirken. Zaten pek zevkli bir iş de değildir. Dört ya da sekiz tane lazım olmuştur, ayaküstü çekim yapacak bir dükkana dalmışızdır ya da şip şak çekim yapan kabinlerden birine girmişizdir. Tabii, ortada bir fotoğrafçı olmayınca insan daha rahat pozlar verebiliyor. Kimlikteki fotoğrafa baktım, kesinlikle bir fotoğrafçı çekmiş olmalıydı. Dudakları sımsıkı kapalı olduğu için çizgi gibi görünüyordu. Gerilmişti. Fotoğrafçı boşu boşuna biraz gülümseyin demişti, milim oynamamıştı yüzündeki ifade. Neden gergindi? Kimliğin arkasını çevirdim, evli yazıyordu. Bir gün aklı bulanıp evinin kapısından çıkıp kayıplara karışacağını hissediyor muydu? Hayır, asla. Hangimiz biliyoruz ki? Geleceğimiz hakkında en ufak bir fikrimiz yok. Ama yine de fotoğraf çektirirken kendimizi geleceğe ışınladığımızı biliriz. Hatta deklanşörün sesini duyduğumuz anda başlarız uzaklaşmaya o andan. Fotoğraf yaşanan anları hızla geçmişe dönüştürür. Şimdinin geçmişe dönüşmesi. Çok korkunç. Bir çeşit zaman makinesi. Eczanenin vitrininden dışarıya çevirdim bakışlarımı. İşte otobüsün içini doldurmuş insanlar, sonsuza dek yaşayacaklarını düşünüyor olmalıydılar. Oysa zamanı biraz ileri alabilsek, iki, sekiz, on ya da yirmi yıl sonrasına bakabilseydik? Kaçı yaşıyor olurdu otobüs yolcularının? Bankanın yeşil ışığı bahane, hepsi zombiydi işte.
Ve Ateş Bizi Tüketiyor, Murat Gülsoy, S. 28, 29
Can Sanat Yayınları, 1. basım: Mart 2019
#muratgulsoy #canyayinlari #roman #fotograf #kimlik #sipsak #poz

Yorumlar
Yorum Gönder